Bakan Selçuk'tan açıklama! Uzaktan eğitim nasıl olacak?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim çalışmaları ve yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarıyla ilgili basın toplantısında konuşuyor. Bakan Selçuk, "Uzaktan eğitim nasıl olacak bu önemli bir soru. Bu soruya verdiğimiz ceva

Bakan Selçuk'tan açıklama! Uzaktan eğitim nasıl olacak?
Bakan Selçuk'tan açıklama! Uzaktan eğitim nasıl olacak?
Bu içerik 30 kez okundu.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim çalışmaları ve yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarıyla ilgili basın toplantısında konuşuyor.

Bakan Selçuk, "Uzaktan eğitim nasıl olacak bu önemli bir soru. Bu soruya verdiğimiz cevap aslında çok net. Şu anda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sağlık koşulları nedeniyle uzaktan eğitimin ayrı bir yeri olduğunu düşünüyoruz.

"3 BİN 358 DERS ÇEKİMİ YAPTIK"

Çok kısa sürede TV kanalları açtık. 3 bin 358 ders çekimi yaptık. Bir dersin toplam yapılma süreci yaklaşık 5 gün sürüyor. Üst üste konulduğunda kaç yıl olduğunu siz düşünün. Sadece televizyonla yetinmedik. Yapay zeka temelli eğitim olan EBA, öğrencinin ilgisini, seviyesini ölçen, bölüm tavsiyesinde bulunan diyebilen bir zeka. 1 milyon öğrenci varsa 1 milyon ayrı sınav yapan bir sistem. Öğretmenler için de çok önemli bir dönem. Bir öğretmenin 20 senede karşılaşacağı bir durumla haftada bir karşılaşmaya evrildi. Öğrencileri motive etme konusunda, rehberlik hizmetleri konusunda yüzlerce konuda öğretmenimiz talep ettiği eğitimi alma imkanına kavuştu. Canlı sınıflar yaptık. Dünyada canlı sınıf yapabilen ülke sayısı üçü dördü geçmiyor" dedi.

İNTERNET KOTALARI İKİ KATINA ÇIKARILIYOR

Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uzaktan eğitimi anlık olarak ölçüyoruz. Şu anda hangi sınıf düzeyinde, kaç canlı sınıfta hangi hareket var, kaç öğretmenimiz aktif, orta öğretimdeki öğretmenlerin aktivitesi nedir, hangi şehirdedir, hangi kasabadadır, bütün bunları anlık olarak izliyoruz. Her an ölçüyoruz. Bu değişimlere bakma imkanımız oluyor. Tıklanma sayısı ve sürdürülebilir şekilde bunun gerçekleşmesinin önemli olduğunu söyleyebilirim. İndirme sayıları, hangi cihazlardan indirme olmuş, bu kadar ayrıntıya kadar bilip takip edebiliyoruz. İnternet paketi olmayan çocuklarımıza destek olmak, operatörlerden haber geldi. Çocuklarımızın internet kotaları iki katına çıkarılıyor. Fırsat adaletine yönelik başka çalışmalarımız da var.

Yaz tatilini de eğitim alanında değerlendirdik. Yabancı dille ilgili yaza özel bir program yaptık. Okuyorum Yazıyorum diye bir kuşak program oluşturduk. Birinci sınıfa gidenlerin eksiğini gidermek için bir gayretimiz oldu.

ÖĞRETMENLER İÇİN DE EĞİTİM PAKETLERİ HAZIRLANDI

Öğretmenler için de paketler hazırladık. Öğretmen hangi konuda ihtiyaç hissedebilir bunun araştırmasını yaptık. Velilere 'Bizden kuşak' diye bir kuşak yaptık. Onlarca konuda Türkiye'nin birikimi yüksek insanlarının gönüllü katkılarıyla nerede neye ihtiyaç duysak kurumlar kuruluşlar katkı sağladı. Meslek tanıtımları yaptık. Okuma kitapları çıkarttık. Okuma yazma ile ilgili kitaplar, mobil uygulamalar çıkarttık. Tüm bunlara baktığımda; bunlar yeter mi hayır. 38 ilden 190 bin civarında öğretmenle canlı platformda görüşme imkanı buldum. Bir MEB Bakanının, öğretmenleriyle yüz yüze görüşüp 'nasılsınız iyi misiniz' demesini bile çok önemsiyorum. Hepinize müteşekkiriz mesajını vermek benim için çok önemli.

Öğrencilerle de görüşme yaptık. Velilerle toplandık, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların velilerini davet ettik. 496 bin öğretmenimize eğitim verdik. Öğretmenlerimiz ihtiyaç hasıl olduğu için talepkar oldular. Dijital beceri eğitimine binlerce talep geliyor. Artık kişiye özel eğitim verebiliyoruz. Dünyadaki büyük kuruluşların gönüllü desteği oldu. Yüz binlerce öğretmenimizin dijital beceri eğitimi alması, sertifika almalarını sağlıyoruz. 5 binden fazla lise öğrencimiz uluslar arası geçerliliği olan sertifikalar aldılar.

Kamuda ilk kez robotların kullanıldığı bir sistem kurduk. Herkesin sorusunu anlık yanıtlayabilen robotlar. Sürekli öğreniyorlar ve daha geniş cevaplar veriyorlar.

ÖĞRENCİLERE UYUM KONUSUNDA PAKETLER HAZIRLANDI

Öğrencilere uyum konusunda paketler hazırladık. Dünyada bununla ilgili çok çalışma var. Avrupa'da pek çok ülke okulları açtı. Hepsinde de bazı uyum çalışmaları var. Biz kendi toplumumuza bakarak ihtiyaçlarımızı saptadık ve çocuklarımız için eğitim paketi hazırladık.

Aylardır hazırlanıyor. 31 Ağustos'ta eğitim başlamazsa senaryomuz var demiştim ya. İki ay önce onu da hazırlamıştık. Hiç eksik hissetmiyoruz. Sadece kaliteyi yükseltmeye çalışıyoruz. Canlı sınıfla ilgili imkanlarımızı başlangıca göre bu süreçte asgari 10-12 kat artırıyoruz. Çalışma kitapları ilk kez çocuklarımıza, ders kitabının dışında çocuklarımızın eline somut ders kitapları verilecek. Öğretmenler, veliler, ders kitabı dışında kitaba ihtiyaç duyuyor. O kitaplar bütün ilkokul öğrencilerimize dağıtılacak. Ders kitapları okullara gönderildi. Öğretmenlerin mesleki eğitimlerinde büyük atak yapıyoruz. Velilere rehberlik konusunda aynı şeyi söyleyebilirim. Okulun temizliği konusunda hangi standartlar olmalı üç aydır TSE ile çalışıyoruz. İl müdürleriyle her hafta görüşüyoruz ve hangi okullarda hangi eksikler var, bu eksikleri okul okul saptıyoruz. Her bir okulun ihtiyacını belirledikten sonra o okula gönderme şansımız var. Kendimiz ürettiğimiz için tedarikte sıkıntı yaşamıyoruz. Okulların eksiğini gidermekle ilgili sorun yaşamıyoruz. Bunları tamamlayıp 'Okulum Temiz' belgesiyle tamamlıyoruz.

İNTERNETE ERİŞİMİ OLAN 1 BUÇUK MİLYON ÇOCUĞA 17 KİTAPTAN OLUŞAN SET VERİLECEK

İnternete erişimde bulunduğu yer nedeniyle, mezralar, yaylalarda çocuklarımızın erişiminde sorun var. 16 milyon çocuğun erişimiyle alakalı problem görünmüyor ama yaklaşık 1 buçuk milyon çocuğun erişim sorunu var, bunu biliyoruz. O çocukları EBA'da göremiyoruz. Bu çocuklara nasıl erişeceğiz? Her bir çocuğumuza 17 kitaptan oluşan bir set veriyoruz. Köy okullarındaki, mezralardaki çocuklarımıza veriyoruz. 5 bin 200 destek noktası kuruyoruz. Bu noktaları önümüzdeki haftadan itibaren her yerde görebilirsiniz.

Okuyanbalık diye bir site kurduk. Çocukların okumasını teşvik edecek. Podcast oluşturduk. Tüm uzaktan eğitim çalışmalarıyla ilgili neye ihtiyaç varsa uzaktanegitim.meb.gov.tr'den ulaşılabilir.

Uzaktan eğitimin hakkını sonuna kadar vermek istiyoruz. Bizim bu süreçte kendimize özel kendi riskimize özgü hesaplamarımızı yapıyoruz. Şu an uzaktan eğitim çok daha kıymetli. Uzaktan eğitim altyapının daha zayıf olduğu gibi algılanmıyor. Niteliği uluslararası standartlara taşınmış bir yer olarak görüyoruz. Eksikleri tamamlamak için ne gerekiyorsa yapacağız."

Özel okullarda indirime yönelik soruya cevap veren Bakan Selçuk, "Özel okullar velilerin taleplerini dikkate almalı" dedi.

Okullar 21 Eylül'de açılacak mı sorusuna ise "Net ve belirlenmiş bir cevabının aylar öncesinden olamayacağı, sürekli bir değerlendirmeye muhatap olması gerektiği söyleniyor. Milli Eğitim Bakanlığının tek başına karar alıp da söylemesi, diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde alınabilecek bir karar olmasından dolayı mümkün değil. Prensipler belirlenmeli. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların yüz yüze eğitim almasını tabii ki çok istiyoruz ama salgının seyrine ilişkin sayılar yayınlanıyor. Salgının seyrinin nasıl gittiğine ilişkin olarak okulların hangi, ne şekilde, hangi sınıflarda açılacağının çok net olarak kurulun tavsiyesi doğrultusunda yapılması söz konusu. Bütün halkımız şunu bilsin hiçbir çocuğumuzu ya da öğretmenimizi riske atan bir karara imza atmayız ve bunun gereği neyse bunu yaparız. Bizim ödevimiz ortaya çıkabilecek eksiklikleri tamamlamaktır. 21 Eylül'de belirli sınıflarda bazı sınıfları başlatacağız" yanıtını verdi.

"60 YAŞ VE ÜSTÜ ÖĞRETMENLERİMİZLE İLGİLİ RİSKLERİ ELİMİNE ETMEYE ÇALIŞIYORUZ"

Bakan Selçuk, "Risk grubundaki öğretmenlerimizle, hatta bütün öğretmenlerimizle ilgili, servis şoförlerimizle ilgili HES kodları vasıtasıyla herhangi bir öğrencimizin yakınında, ailesinde bir vaka söz konusuysa o öğrencinin yüz yüze eğitim başladığında okula devam etmemesi konusunda, anlık tedbir alıp da okul yöneticisinin telefonuna düşecek şekilde yazılım altyapımız bitti. 60 yaş ve üstü öğretmenlerimizle ilgili riskleri elimine etmeye çalışıyoruz. Kamu personeline ilişkin genelge üç gün önce yayımlandı. O yayımlanmadan önce bir kararımızı almıştık. Bu öğretmenlerimizin idari izinli sayılması gibi. Böyle bir risk söz konusuyken bizim onları davet etmemiz asla söz konusu olamaz. Biz öğretmenlerimizin tam zamanlı bir mesai düşünmüyoruz. Okul en güvenli yer. Tedbirimizi olağanüstü alıyoruz" dedi.

SORULARI YANITLADI

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk dün gece NTV kanalında soruları yanıtladı.

31 Ağustos Pazartesi günü uzaktan eğitimin başlayacağına değinen Selçuk, sabah 09.00'da okullarda İstiklal Marşı okunmasıyla zillerin çalacağını, çocukların evlerinde kendilerine eşlik etmelerini beklediklerini söyledi.

Uzaktan eğitim sürecinin nasıl işleyeceğini kademe kademe belirlediklerini aktaran Selçuk, hangi gün hangi saatte hangi dersin hangi konusunun ne şekilde işleneceğinin, bunun TRT televizyonundaki ve EBA internet içeriğindeki karşılığının ne olacağının, canlı derslerle öğretmenlerin hangi branşta hangi dersleri yapacağının belirlendiğini, içeriklerin de bütün okullara ulaştırıldığını dile getirdi.

Öğretmenlerin derslere okuldan mı evden mi bağlanacaklarına ilişkin soru üzerine Selçuk, ilkesel olarak öğrencileri ve öğretmenleri riske sokabilecek bir iş ve işlem yapmayacaklarını belirterek, "Hangi branştaki öğretmenlerimizin hangi gün ne şekilde okulda olacağını, hangi derslerin okuldan yapılabileceğini, zaruri hallerde evlerden nasıl yapılabileceğini, bunlarla ilgili genelgemizi de gönderdik. Bunu okul yöneticilerinin inisiyatifine de bırakıyoruz ki, bazı mahalli ihtiyaçlar değişebilir. Bölgesel bazı tasarruflar söz konusu olabilir. Her okulu aynıymış gibi düşünmek mümkün değil." diye konuştu.

Selçuk, uzaktan eğitim sürecinde çalışan anne ve babalara bir izin uygulaması planlaması olup olmadığına dair, kamu personeli açısından esnek çalışmaya ilişkin zaten belli düzenlemeler olduğunu, özel sektörde de kurum ve kuruluşların kendi iç dinamikleri dikkate alınarak düzenlemeler yapılabileceğini ifade etti.

"TELEVİZYONDAKİ DERSLERDEN DE OKULDAKİ DERSLERDEN DE SORUMLULAR"

EBA Destek noktaları kuracaklarından bahseden Selçuk, her ilçede bulunacak bu destek noktalarının toplamda 5 bin 200 tane olacağını aktardı. Bunların bir kısmının gezici olabileceğini belirten Selçuk, "Hiç ulaşılamayan yerlere içinde bilgisayar olan araçlar vasıtasıyla da gidilebilir. Taşımalı eğitim altyapımız var. Bu çocuklarımızın belli gün ve saatlerde o merkezlerde bazı çalışmalarda bulunması için ortamımız hazır." dedi.

Ziya Selçuk, uzaktan eğitim müfredatını kısmen seyrelttiklerini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüz yüze eğitimin başlayacağı 21 Eylül'de haftanın 5 günü tüm öğrencileri alamayacağımız için müfredatın yetişmesiyle ilgili bazı sıkıntılar olabilir. Ancak müfredattan da çocuklarımızın sorumlu olmasını bekliyoruz ki bu dönem öyle olacak. Bundan dolayı da yetişmesi muhtemel olan temel kavramları dikkate alarak bir çalışma yaptık. Bu çalışmanın televizyonda da eklemlenerek desteklenmesini sağladık. Bu çalışmanın canlı dersle bağlantısını sağladık. Bu çalışmanın EBA internetle bağlantısını sağladık. Yani bir çocuk aynı konuyu birkaç yerden alabilir."

Gelecek süreçte yıl içerisinde yüz yüze sınav yapmakla ilgili bir takım çalışmaları olduğunu dile getiren Selçuk, "Şu anda net değil. Nasıl, ne şekilde yapılacağına ilişkin birkaç alternatifimiz var. Ama şundan emin olabilirler, televizyondaki derslerden de okuldaki derslerden de sorumlular. Bunun ölçme ve değerlendirmesi yapılacak ve notlandırma da bu şekilde hayata geçecek. Bunun ayrıntılarını da önümüzdeki haftadan itibaren netleştiririz." şeklinde konuştu.

"SAĞLIK BİRİMLERİYLE ORTAK ÇALIŞIYORUZ"

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, seminer döneminde Kovid-19 çıkan bir okul olup olmadığı ve orada nasıl bir prosedür uygulandığına yönelik soruyu şöyle yanıtladı:

"Bizim Sağlık Bakanlığından aldığımız bir protokol var. Diyelim ki böyle bir vaka oldu. Biz okulun içinde asla böyle bir şey olmaz diye bir garanti verecek durumda değiliz. Böyle bir şey olabilir mi, olabilir. Önemli olan burada ne yapıldığıdır. Sürecin nasıl yönetildiğidir. Olduğu anda aşama 1, aşama 2, aşama 3. Bu aşamaların hayata geçirilmesidir. Bu aşamaların ne olduğu da izole oda ne demektir, hangi aşamada sağlık birimlerine iletilir, kim iletir, haberleşme nasıl, ne kadar süre içerisinde yapılır. Bütün bunların hepsi belli. Sürecin de işletilmesiyle ilgili protokol gereği sağlık birimleriyle ortak çalışıyoruz."

"DAHA KÜÇÜK YAŞLARDAN YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLAMANIN DAHA DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"

Velilerin, Bakanlıktan duymadıkları bilgilere itibar etmemesi gerektiğini aktaran Selçuk, okulların açılmasında vaka sayısının tek başına yeterli olmadığını, birçok faktör daha bulunduğunu söyledi.

Selçuk, okulların açılmasına salgın nedeniyle tek başına Milli Eğitim Bakanlığının karar vermediğini, bu yüzden de ilkesel olarak daha küçük yaşlardan yüz yüze eğitime başlamanın daha doğru olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Seyreltilmiş eğitimde öğretenlerin de sağlığını düşünerek karar vermek gerektiğini anlatan Selçuk, 31 Ağustos'tan sonra öğretmenlerin öğrencilerle daha yoğun iletişim kurmalarını temenni ettiğini dile getirdi.

Selçuk, pandemi sürecinde tüm okulların ihtiyaçlarını sınıf sınıf belirleme imkanı bulduklarını vurgulayarak, temizlik maddesi, maske gibi malzemeleri meslek liselerinin üretmeye başladığını, bu nedenle malzeme konusunda sorunları olmadığını belirtti.

Eksiği olan okulların ihtiyaçlarını gidermek için her türlü imkana sahip olduklarının altını çizen Selçuk, "Okulların ihtiyaçları için 2 bin denetmen okulları ziyaret ediyor, bu sayıyı 5 bin, sonra 10 bine çıkaracağız, maske eksiği olan okula yarım saatte maske ulaştırabiliyoruz." dedi.

"ÇOCUKLARA MASKE DAĞITILACAK"

Selçuk, bütün senaryolara fiziki olarak çalışıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Prensip olarak her öğrenciyi zorunlu olarak yüz yüze eğitime davet etmek konusuna çok da sıcak bakmıyoruz. Kendisinde veya ailesinde bir takım sağlık sorunları veya kronik hastalığı olan öğrencileri zorlamayı doğru bulmuyoruz. Hukuksal olarak bu tür bir devamsızlık olduğunda bunun bir müeyyideye karşılık gelmemesi için de gereken çalışamaları sürdürüyoruz. Ailede virüs varsa çocuğun okulunun müdürüne bildirilecek. Virüs tespit edildiğinde yapılacakların hepsi belirlendi. Çok sayıda okulumuzda yüz yüze eğitim başladığında yapılacakların denemesini yaptık. Öğrenciler okula geldiklerinde rehber öğretmen tarafından karşılanacak. Bir hafta ders olmayacak uyuma ayrılacak. Pandemi nedir, bu süreçte nasıl davranılamsı gerektiği anlatılacak. Okullarda bir vaka olduğunda nasıl bir protokolün işleyeceği tek tek belirlendi, tüm protokoller hazırlandı. Çocuklara maske dağıtılacak, dağıtım için hazırlanıyoruz. Yığılma olmasın diye okula girişte ateş ölçülmeyecek. Devamsızlık sorununu aşmak için çalışma yapıyoruz. Gönderilemeyen öğrenciler için uzaktan eğitimimiz olacak."

Selçuk, özel okulların temsilcileriyle görüştüklerini, servis ile yemek ücretlerinin iade edilmesi için kanaat ortaya koyduklarını ve özel okulların gerekeni yapacağını düşündüklerini ifade etti.

Okulların ihtiyaçlarını gidermeye ve öğretmenlerin haklarının iyileştirilemesine büyük önem verdiklerini belirten Selçuk, "Öğretmenin gülmesi benim için çok önemli, öğretmenin itibarı benim itibarımdır. Öğretmenin değerine paha biçilmez. O yüzden geldiğim günden bu yana 'öğretmen öğreten' diyorum. Kronik hastalığı olan öğretmenlerin okula gitmesini istemeyiz. Bizim amacımız öğretmenin mutluluğu." diye konuştu.

Bakan Selçuk, özel eğitim alan öğrencilere çok hassasiyetle yaklaştıklarını dile getirerek, "Bu evlatlarımızın kullandığı bazı araç gereçler evde yok. Dolayısıyla velimiz bu çocuğa evde yardımcı olamıyor. Bu nedenle özel eğitim alan öğrencilerimizin bir an evvel yüz yüze eğitime başlaması konusunda ilkesel olarak bir bakışımız var. Bunun altyapısını hekimlerimizle beraber değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

bakan selçuk son dakika haberler
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X